Yazar: ..GöLgE.. •
Tarih:
Pazartesi, 30 Mayıs 2011
|
|

Benim beynimin çalışma prensibi, büyük imgeleri daha küçük parçalara ayırarak maddelendirme, nitelendirme, karşılaştırma esaslarına dayanır. Hafızamda böyle yer kaplarlar. Eğer imgeleri de çok sık güncelleyemezsem, zamanın hep gerisinde kalırım. Mesela yazılarımda " hep, daha, en, biri, çok " vb. kelimeleri pek sık kullanırım ki nedeni " birini / bir diğerini " oluşturmadır. Beynimin arka planında ise sorgular vardır. Bu, hafızamın ikinci aşamasını oluşturur. |
Yazar: ..GöLgE.. •
Tarih:
Çarşamba, 31 Mart 2010
|
|

Toprak rengi gökyüzlerimizin kenarları. Dibine kadar sonbahar olmalı etraf ki, göremediklerimin izahı.
Aylardan aralık olmalı. Ne sokaklar yanıyor ne de trafik lambaları. İçteki sanki tek seferde içilmiş sek etanol yangını. Bir ahlak polisi şahit olsa yüksek buruk promillerime. Zabıt tutsa, atıp dursa dünyadan, yaşanacak güzel şeylerden ama nefesiyle değil, gözleriyle. Bozmadan bu dibine kadar sonbaharı. Ama bu sırada yağmaz.. Hiç yağmadı.. |
Yazar: ..GöLgE.. •
Tarih:
Çarşamba, 12 Ağustos 2009
|
|

Gözlerin, kaşların, elmacık kemiklerin ve hatta gülüşün ne kadar annemsi. Annen başka biri, ama sen aynı annem gibisin. Yanlış anlama, ben senin anneni de severdim. Her pazartesi neden hastaneye giderdin, anlamazdım ama ben her pazartesi gitmediğini hisseder, geçmiş olmasını dilerdim.
Ne yaptığımı sorardın bazen öğle tatillerinde mesela. Çay içerdim ben hep ped bardakta. İmrenirdin demek ki, porselenle demlenirdin sen de 780 km uzaklıkta. |
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 5 Toplam: 16 |