Yazar: ..GöLgE.. •
Tarih:
Çarşamba, 31 Mart 2010
|
|

Toprak rengi gökyüzlerimizin kenarları. Dibine kadar sonbahar olmalı etraf ki, göremediklerimin izahı.
Aylardan aralık olmalı. Ne sokaklar yanıyor ne de trafik lambaları. İçteki sanki tek seferde içilmiş sek etanol yangını. Bir ahlak polisi şahit olsa yüksek buruk promillerime. Zabıt tutsa, atıp dursa dünyadan, yaşanacak güzel şeylerden ama nefesiyle değil, gözleriyle. Bozmadan bu dibine kadar sonbaharı. Ama bu sırada yağmaz.. Hiç yağmadı.. |
|
Yazar: ..GöLgE.. •
Tarih:
Çarşamba, 12 Ağustos 2009
|
|

Gözlerin, kaşların, elmacık kemiklerin ve hatta gülüşün ne kadar annemsi. Annen başka biri, ama sen aynı annem gibisin. Yanlış anlama, ben senin anneni de severdim. Her pazartesi neden hastaneye giderdin, anlamazdım ama ben her pazartesi gitmediğini hisseder, geçmiş olmasını dilerdim.
Ne yaptığımı sorardın bazen öğle tatillerinde mesela. Çay içerdim ben hep ped bardakta. İmrenirdin demek ki, porselenle demlenirdin sen de 780 km uzaklıkta. |
| |
|
Yazar: ..GöLgE.. •
Tarih:
Salı, 30 Haziran 2009
|
|
" Gidenler geri dönseydi, ebenle deden dönerdi. " İmza: Annem.
Annemden gelen bu bileşikliği gizli olan, özgülü önermeyi düşündüm de.. |
|
Yazar: ..GöLgE.. •
Tarih:
Cuma, 05 Haziran 2009
|
|

Çok ilginç geldi, ne yalan söyleyeyim. Şahsın adına sevinirken beni tuhaf bir düşünceye saldı ahizeden gelen 8 kHz kalitesinde anlattıkların. Hani filmlerde, dizilerde oluyor ya; esas insanın boydan yüzüne doğru slow motion'da zoom yapılırken, çevresi flu bir şekle büründürülür kamera marifetiyle. Etkileyici de bir müzik ilave edilir bu sırada. Piyano esaslı bir melodi tıngırdatılır. İzleyeni de esas insan kadar şoka sokan bu durumu bizzat sentezledim. Sayende..
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 9 Toplam: 12 |