|
Canım Arkadaşım - Epilogue |
|
Yazar: ..GöLgE.. •
Tarih:
Cuma, 05 Haziran 2009
|
|

Çok ilginç geldi, ne yalan söyleyeyim. Şahsın adına sevinirken beni tuhaf bir düşünceye saldı ahizeden gelen 8 kHz kalitesinde anlattıkların. Hani filmlerde, dizilerde oluyor ya; esas insanın boydan yüzüne doğru slow motion'da zoom yapılırken, çevresi flu bir şekle büründürülür kamera marifetiyle. Etkileyici de bir müzik ilave edilir bu sırada. Piyano esaslı bir melodi tıngırdatılır. İzleyeni de esas insan kadar şoka sokan bu durumu bizzat sentezledim. Sayende..
Kardeşim şu an itibariyle beynindeki asalak kırmızı seraplardan kurtulmuşa benziyorsun. Hafif sıyrıklarla zıpladın iki kalp arasındaki kanyondan. Bol bol tebrik ederim. Kucak dolusu gerçekler ve gönlümdeki hayranlığın ile her geçen gün bir çığ gibi büyüyeceksin. Büyüyecek, büyüyecek, gıptalar halinde koskocaman olacaksın. İçime sığdıramayacağım seni ve bir zaman sonra el-mecbur; kıskanç bir patlama ile bir sürü olacaksın.. Bunları peşin olarak belirterek tatlı, sevecen, muzip bir kisvede kıskandığımı söylüyorum. Hakkını helal et. Ordaki adisyon kabarık zaten.
Acısına yoldaş bulmanın manevi bir rahatlığı olur ya. Şimdi yoldaşı yitirmenin burukluğu kaldı herhalde Mırad'ım. Özetle durum bu. Utanmasam ( ki çok utangacım, ) üzüleceğim bak kurtulduğuna.. " Ben neden bu kadar beceriksizim? "i düşündüm. Normal bir insan gibi, normal olanı, neden normal bir sürede gerçekleştirilemezi..
Bilmediğimiz bir yoldaş acısı kalmıştı q: Bir daha da bana bunlarla gelmeyin. Merhemim olsa, acıyan yanlarımı ovalardım. Arkadaşlar, mümkünse bundan sonra sadece arkadaş kalalım. Bu, dostluk kıvamında da olabilir elbette ama fazla yaklaşırsanız diyalektik çarpar, söyleyeyim. Hadi bakalım, hadi. Geçmiş olsun kanka..
|