En Son Yorumlar

» Nilüfer Örer - Gül D...
qzL şarKı :D :D @ emine
» Hülya Kırbağ - Dört ...
Hayatta dinledigim en anlamlı en güsel şarkıla... @ BeşiktaşTribünTayfa
» Hz. Mevlana - Etme /...
HARİKA..!!! :D :o @ askankam
» Hülya Kırbağ - Dört ...
Bu filmi izlerken ağlamıştım...filim beter şa... @ Murat
» Nilüfer Örer - Gül D...
ben benliğimi şarkılrada yaşarken sen benliğ... @ gorgio
» Arda - Unutma
süper bir şarkı  @ esau
» Hülya Kırbağ - Dört ...
Hariha yani annemlerle dinlioruz cok guzel :D ;) :... @ bilgehan
» Hülya Kırbağ - Dört ...
vallayı korkunç bi eser  @ REMZİ
» Nilüfer Örer - Gül D...
cok güzel sarkı her gün dinlenirmi süper sark®.. @ EREN
» Secret Garden - Noct...
Bünyede hipnoz etkisi yaratıyor. İlginç.  @ Tutsak

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Anketler

Küçükken Ne Olmak İsterdiniz?
 

Kimler Sitede

Şuanda 18 misafir bağlı

Syndicate


Anasayfa arrow Seyir Defteri arrow Misafir Sorunsalı
Misafir Sorunsalı E-posta
Yazar: ..GöLgE..  •  Tarih: Pazartesi, 13 Temmuz 2009

Misafir Sorunsalı Gece 23:21 sularıydı. Yalnız yalnız TV'deki anlamsızlıklara baktım. Kesintisiz – istisnasız herkesi eleştirdim. Belirli kesimlerin eleştiriden anlamayacaklarını düşündüm. Onlara ayrıca küfür ettim. Çaresiz, dinlediler.

Terliydim, atletimi çıkardım. Plastik sandalyeye oturdum. Önce, bacaklarımı uzattım fayansa. Bir şey anlamadım. Sonra oturduğum kısıma doğru katlayarak rahat etmeyi denedim. Yine olmadı. " Ne yapsak ki? " diye düşündüm.

Cevabını bulamadan telefon çaldı. Arayan eski ev arkadaşım " Ato " idi. Konuşmanın samimi bir havada geçmesi için elimden geleni yaptım, güldüm, güldürdüm. Paketleyip uzaklaştıracaktım ki; misafirim olup olamayacağını sordu. Tabiî ki olamazdı ama yine de bir yaşanmışlık vardı ortada. Hem el-âlem ne derdi? " Biraz zaman ver bana " diyemedim. " Bi git " diyemedim. Misafir olmayı da, misafir almayı da hiç sevmem. " N’olursun gelme " diyemedim. Yürüyen örümcek arabaların aşkına gelme. Çaresiz, " Buyur gel kardeşim, ne demek. Burası senin de evin sayılır " dedim. İçim buruk, dışım heyecanlıydı. Öyle olmak zorundaymışım gibi..

Sabah 05:30’da gelmiş. Uyuyormuşum. Uyandırmak istememiş. İnce ruhlu Ato. Yedek anahtarı hâlâ muhafaza ettiğini hatırlattı öğlen. Dinledim gülümseyerek. Annesi poğaça yapmış. Bunun üzerine ben de çay demledim. " Sen bana iki gel, ben sana beş geleyim " demedim. Rövanş gibiydi sanki. Diplomasını almaya geldiğini söyledi. Polislik için acele ettiğini falan anlattı. İlgileniyormuş gibi davrandım. Umursamaz gibiydi tepkilerime. Pantolonumu giymek için odaya gittim. Geldiğimde kahvaltıyı kaldırmış olduğunu gördüm. Olumlu, ılımlı göründü o an gözüme. Dışarıya çıkacağımı anlamış olmalıydı ki; " Ortak dışarı mı çıkıyorsun? " diye çıkıştı. " Evet " dedim. " Evet, dışarı çıkıyorum ". " Dur ortak, ben de geleyim " dedi. " Olur " dedim. " Acele etme " diye düşük desibelde söylendim. Asansörde nereye gideceğimi sorar gibi oldu. Oralı olmamazlık yapamadım. İşe gittiğimi söyledim. " Ne işi bu saatte? " der gibiydi bakışları. Yardımcı olmak adına ekledim: " İstifa etmeye gidiyorum " dedim.

Sohbet sarmaya başlıyordu, bundan korkuyordum. " Şaka şaka " diye geçiştirdim. Zihninin bulandığı her halinden belliydi. Onu anlamaya çalıştım. Çelişkilerle doluydu herşey. Ve benim buna yapacak bir şeyim yoktu. Tabiatımdı. Dolmuşa bindik, " İki öğrenci " dedi ve uzattı parayı hiç utanmadan. " Vay terbiyesiz " dedim içimden. İneceğimiz yerde indik. " Ben işim bitince seni ararım " dedi. " Tamam, çarşıda görüşürüz " dedim. Dağıldık. Daha dün gibiydi onu bir daha dönmemek üzere Tarsus otobüsüne bindirişimiz. Hayıflandım. Acaba tekrar ne zaman gidecek, ne zaman gidecek, ne zaman gidecek..







Yorumlar # (0)Add Comment

Yorum Yazın
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

busy
 
< Önceki   Sonraki >
  Our site is valid XHTML Transitional Our site is valid CSS We use RSS 2.0