|

İnsanoğlu bir defa durmalı; manen bulunduğu noktada kollarını iki yana açmalı ve çevresinde bir tur dönmeli. Çizdiği daire, elinin uzanabildiği her yeridir. Herkesin çapı belli; çevresini, alanını, geriye kalanını kaba bir hesapla bulmalı insan. Herkesi kendi alanından sorumlu tutar ya Yaradan; buğulu gözlerden yansıyan bir ışığın hesabını sormaz mıydı sizlerden / bizlerden / onlardan?
Bir yere kadar karşı koyabilmişler kayıtsızlıklarına insanlar, Yaradan lütuf eyledi, küreselleştiler. Yine de yabancılar çok. " Çevrenizde yardıma muhtaç birileri var mı? " sorusu, düşündürmeli. Beklenilen bir cevabın malum sorusu kanatmalı herkesi; birileri var mı, birileri var mı, birileri yok mu? Dünya kim peki? Yuvarlak o da. Her insan, bir dünyadır da; dünyası çoktan kararmış insanlarla ilgilenmemeli mi biraz da? Sapkınlıklarımız yetmez mi? Transeksüeller, ensestler, ana / baba / kardeş / bebek katilleri, savaşlar, işkenceler vs’nin özünde ilgisizlik, sevgisizlik ve sonucunda da vicdansızlık yok mu? Duyarsızlık, terbiyesizlik kadar esef uyandırmalı. Çünkü duyarsız demek, gözü, kulağı, burnu, dili, derisi noksan olan demektir; yarım demektir, yarım daire gibi.. Beş duyumuzu dört açalım, kafamız da bizden yana; yuvarlak. Kalın olmasın. Feyz alalım..
|